Search

kommt an

verb

kommt an kelimesinin en doğru Fransızca karşılığı "venir" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz kommt an kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " kommt an ne demek?" veya " kommt an nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve Fransızca arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

venir
arriver
parvenir
être bien reçu
plaire
avoir du succès
dépendre de
importer
être crucial
se produire
suivre
être (bien/mal) reçu
atteindre
arriver à
provenir de
se passer
avoir lieu
se dérouler
se tenir
survenir
apparaître
s'est produit(e)
est survenu(e)
est arrivé(e)
s'étendre
entrer en vigueur

Almanca dilinde "kommt an" tanımı

Aradığınız "kommt an" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle Fransızca dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Ein Ziel oder einen Ort erreichen.

DE: Der Zug kommt um 10 Uhr am Bahnhof an.

A1
FR: “Le train arrive à la gare à 10 heures.

DE: Wann kommt dein Paket endlich an?

A2
FR: “Quand est-ce que ton colis arrive enfin ?

DE: Nach einer langen Reise kommt man erschöpft am Ziel an.

B1
FR: “Après un long voyage, on arrive épuisé à destination.
#2

Von etwas abhängig sein; entscheidend oder wichtig sein. (oft in der Wendung 'es kommt auf ... an')

DE: Gehen wir spazieren? Es kommt auf das Wetter an.

A1
FR: “On va se promener ? Ça dépend du temps.

DE: Ob wir schwimmen gehen, kommt darauf an, wie warm das Wasser ist.

A2
FR: “Le fait que nous allions nager dépend de la température de l'eau.

DE: Bei dieser Prüfung kommt es vor allem auf Genauigkeit an.

B1
FR: “Dans cet examen, ce qui compte avant tout, c'est la précision.
#3

Eine bestimmte Wirkung bei jemandem erzielen oder eine Reaktion hervorrufen; bei einer Gruppe beliebt sein.

DE: Das Geschenk kommt gut an.

A1
FR: “Le cadeau plaît bien.

DE: Sein Witz ist bei den Kollegen gar nicht gut angekommen.

A2
FR: “Sa blague n'a pas du tout plu à ses collègues.

DE: Die neue Lehrerin kommt bei den Schülern sehr gut an, weil sie so verständnisvoll ist.

B1
FR: “La nouvelle enseignante est très appréciée des élèves car elle est très compréhensive.

kommt an ile Yazımı Benzeyen Kelimeler